Rus ressam ve sanat kuramcısı Wassily Kandinsky, Kompozisyon 7 isimli bu eserinin en kompleks eseri olduğunu düşündüğünü belirtmiş. Sanat tarihinin belki de en ünlü sinestezik sanatçılarından olan ressam, rahatsızlığından dolayı renkleri duyar. Küçük yaşlarda piyano ve viyolonsel çalarak müzikle ilgilenmeye başlayan Kandinsky, adeta müziğin resmini yaparak sanat hayatına devam edecektir. Arnold Schönberg’le tanışması, onun sinestezik sanatı için bir dönüm noktası olur ve Schöberg-Kandinsky ikilisi, renklerin sesini, seslerin görüntüsünü arama yoluna girer. Avrupa’da soyut sanatın öncülerinden olan Kandinsky, sanatın nesnel dünyadan bağımsız olarak sanatçının iç dünyasını yansıtmasını savunur ve soyut sanat aracılığıyla bunun mümkün olabileceğini öne sürer. Kuramcı, geniş bakış açısıyla Art Nouveau, Fovizm, Sürrealizm ve Bauhaus gibi birçok akımı da benimsemiştir. Bu anlamda bütüncül perspektifi, Gezegen Sanatevi eğitmenleri için de bir motivasyon kaynağı olmaktadır.

